Arşiv

Posts Tagged ‘gece’

Kumburgaz plajı köpürdü

Temmuz 15, 2010 Yorum yapın

Kumburgaz sahiline akan atık sular ve kimyasal maddeler denizi köpürtüyor. Güzelim plajlar köpük köpük… İşin tuhafı, bu çevre felaketine karşı yetkililer elleri kolları bağlı oturuyor. Tatili zehir olan vatandaşlar ise veryansın ediyor

Geçtiğimizz yaz, Kumburgaz sahillerinin içler acısı halini bu sayfalara taşımıştık. Yol çalışmalarının ardından kanalizasyon skandalı patlak vermiş, koca bir semtin lağım gideri sahile akmaya başlamıştı. Güzelim plajlar, lağım atıklarıyla dolmuş, bataklığa dönmüştü. Bölgeden yükselen isyan seslerinin ardından Acil Şikayet Hattı ekibi olarak hemen Kumburgaz’a ulaşmış ve gördüğümüz manzara karşısında şaşırıp kalmıştık. Pis sular göz göre göre plaja akıyor, çevre felaketi yaşanıyordu.

KANALDAN GELİYOR

Neyse ki yayınlarımız etkili oldu da yetkililer harekete geçti, lağım akışının önlenmesi için çalışmalar başlatıldı, yazlıkçılar da rahat bir nefes aldı. Peki bu yıl? Bu yaz Kumburgaz ne alemde dersiniz? Size, ‘Hiçbir sorun yok, deniz tertemiz, tatilciler gönül rahatlığıyla denize girebiliyor’ demeyi çok isterdik ama ne yazık ki böyle değil… Bu yaz da Kumburgaz sahilleri köpürüyor… Evet… Evet… Aynen böyle oluyor… Yandaki fotoğraflarda görüyorsunuz işte plajlar köpük köpük… İyi ama neden? Çevre sakinlerinin söylediğine göre; Büyükçekmece- Selimpaşa arasında yapımı devam eden kanalizasyon tüneli, kimyasal maddelerle yıkanıyor, pis sular da yağmur kanalına veriliyor, yağmur kanalı da sahile akıp denizi işte böyle köpürtüyor. Hem de haftalardır…

BULAMAMIŞLAR!

Denizin ve güneşin tadını çıkarmak için Kumburgaz’daki yazlıklarına giden tatilciler, plajın köpük köpük olduğunu görüp hayretler içinde kalıyor ve soluğu Büyükçekmece Belediyesi’nde alıyor, çare arıyor. Yetkililer sözde şikayetleri değerlendiriyor, bölgeye ulaşıp inceleme yapıyor. Ancak ‘Sorunun kaynağını bulamadık’ deyip işin içinden çıkıyorlar. Tabii bu duyarsızlık ve ilgisizlik karşısında tatilciler de sinir küpü oluyor. Anlayacağınız, deniz kimyasal maddelerle köpürüyor, Kumburgazlılar da öfkeden… Haftalar boyunca sahildeki kirlilik için çözüm arayan, ancak her başvurdukları makamdan elleri boş dönen Kumburgazlılar da son çare olarak Acil Şikayet Hattı’na başvuruyor ve yetklilere sesleniyor… “Her yaz mutlaka bir problemle karşı karşıya kalıyoruz. Geçen yaz boyunca denize lağım suyu akışının önlenmesi için çabaladık durduk, bu yıl da denizin köpürmesini önlemeye çalışıyoruz. Gerçi tek derdimiz de sahilin köpürmesi değil. Yağmur suyu kanalından aynı zamanda beton parçaları ve balçık da akıyor. Tünelin gideri yağmur suyu kanalı yerine kanalizasyon giderine verilse, atıklar sahile boşalmayacak. Ancak derdimizi bir türlü anlatamıyoruz. Aslında biz anlatıyoruz da yetkili makamlar anlamak istemiyor. Problemin nedeni bulunamıyormuş. Vatandaşlar kimyasal maddelerin yağmur suyu kanalından aktığını görüyor da, yetkililer görmüyor. Bu kimyasal maddelerin tünelden geldiği ayan beyan ortadayken kimsenin çözüm bulamaması çok düşündürücü. Hafta sonları çoluğa çocuğa söz dinletemiyoruz. Bu pisliğin içinde denize giriyorlar, hastalanmalarından korkuyoruz. Özellikle gece, yağmur suyu kanalından pis sular, beton parçacıkları ve kimyasal maddeler akıyor. Güzelim plajlar heba olup gidiyor. Yetkililer de bu felakete seyirci kalıyor. Milletin sağlığı, güvenliği kimin umurunda!”

Esra BOĞAZLIYAN / Habertürk

Siperde ” AYAKTA ” Durdu

Temmuz 3, 2010 Yorum yapın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın çömelmesine atıfla, “Gediktepe mevzilerine gidersem çömelmem” sözleriyle başlayan tartışma, Kılıçdaroğlu’nun Pervari terör bölgesine götürülmesiyle çözüldü.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 11 askerimizin şehit olduğu Gediktepe mevzilerinde çömelmesi tartışmalarından sonra dün Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner’in eşliğinde Şırnak’ta Irak sınırının sıfır noktasına gitti. Kılıçdaroğlu, Genel Sekreter Önder Sav’la birlikte önceki gece bir üsteğmen ile bir uzman çavuşun şehit olduğu Sarıyaprak Karakolu’na giderek, silah arkadaşlarına baş sağlığı diledi. Şırnak’ın sıfır noktasındaki Gürvil Karakolu’nu da ziyaret eden Kılıçdaroğlu, öğle yemeğini askerlerle birlikte yedi. Sınır hattı üzerinden geçtiği Çukurca’da brifing alan Kılıçdaroğlu, Türkiye-Irak sınırının sıfır noktasındaki siperleri de ziyaret etti, nöbetteki askerlerle görüştü. Kılıçdaroğlu, gezisiyle ilgili olarak Hürriyet’e şu açıklamaları yaptı:

Duygulandık, ağladık

“Sarıyaprak’ta bir yüzbaşımız, Üsteğmen Mustafa Çuhadar’ın ölümüyle ilgili olarak, ‘Mitralyöz kullanılabilseydi kaybımız çok daha fazla olurdu. Arkadaşım kendini feda ederek kullanılmasını engelledi’ bilgisini verdi. Bu bilgi hepimizi çok duygulandırdı; ağladık. Başbakan’ın o siperdeki gözlerine yansıyan korkusu, endişesi belki de o bölgede yaşananları Ankara’dan göremediğinden kaynaklanıyor. Oysa bu korkuyu, endişeyi Ankara’ya gelince unutmamamız lazım. Çünkü o zaman terör sorunu erteleniyor ve katmerleniyor. Bölgede yaşananlardan mutlaka ders almalıyız. Terör konusunda iktidarıyla muhalefetiyle daha sağlıklı, tutarlı politikalara geliştirmeliyiz. Sanki terör sorununun çözümü askere havale edilmiş gibi bir hava var. Şemdinli’nin Gediktepe Mevzileri yerine başka bölgeleri ziyaret edeceğimizi sabah havaalanına geldiğimizde Sayın Genelkurmay Başkanı’ndan öğrendik. Pilotlara bile Siirt Havaalanı’na inecekleri son anda söylenmiş. Neden Gediktepe’ye gitmediğimizle ilgili bir soru sormadık. Çünkü biz onların davetlisiydik. Sayın Genelkurmay Başkanı bizi en sıcak çatışma alanına götürmeyi daha uygun bulduklarını söyledi. O nedenle Sarıyaprak’a ve diğer bölgelere gittik. Sayın Genelkurmay Başkanı’nın kamuoyuna yansıyan ‘çömelme’ polemiğiyle ilgili bir değerlendirmesi olmadı. Çok nazik bir şekilde terörle mücadelenin siyasi malzeme konusu yapılmaması yönündeki hassasiyetini dile getirdi. Gittiğimiz hiç bir mevzide çömelmedim. Yalnızca biz siperlerden bakarken
önlerimizde zaman zaman bordo bereliler vardı.”

AKP’DEN İLK YORUM

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Kuzey Irak’a operasyona ilişkin olarak, bu operasyonların, hükümetin bilgisi dahilinde bügüne kadar devam ettiğini, gereği varsa bundan sonra da devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.

Yiğit Akü ile Forum Mühendislik’in düzenlediği, Türkiye’de üretilen ilk
hibrit dönüşümlü araç tanıtım toplantısına katılan Çiçek, gazetecilerin
sorularını yanıtladı.

Çiçek, “terör olaylarının artmasıyla birlikte Kuzey Irak’a
operasyonlarda artış olacak mı?” sorusu üzerine, 17 Ekim 2007’de terörle
mücadelede önemi sebebiyle hudut ötesi operasyonlara imkan veren bir tezkereyi
TBMM’den geçirdiklerini hatırlatarak, o tezkerenin halen yürürlükte olduğunu,
ihtiyaç hasıl olduğunda gereğinin yine yapılacağını söyledi.

TEZKERE HALEN YÜRÜRLÜKTE

Terörle mücadelede sonuna kadar kararlı olduklarının altını çizen Çiçek
şöyle devam etti:

“Hududu, şümulü ve gereği Genelkurmay Başkanlığımızca tayin ve takdir
edildiği ölçüde bu operasyonlar bugüne kadar devam etti, Hükümetin dahilinde.
Gereği varsa bundan sonra da devam edecektir. Bu da şunu gösteriyor; Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ve devleti olarak terörle mücadelede sonuna kadar
kararlıyız.”

Bu konuda karar almakta hiçbir zaman gecikmediklerini ve tereddütleri
olmadığını belirten Çiçek, “bugün de böyle bir tereddütümüz söz konusu değil.
İhtiyaç hasıl olduğunda gerekli değerlendirmeleri güvenlik güçlerimiz yapıyor,
Genelkurmay Başkanlığı yapıyor, bize de bilgi veriyor, ondan sonra bu
operasyonlar yapılıyor. Bundan sonra da ihtiyaç varsa yapılacaktır” dedi.

“KILIÇDAROĞLU’NUN SINIR BÖLGESİNE ZİYARETİ FAYDALI OLMUŞTUR”

Cemil Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sınır bölgesine
yaptığı ziyarete ilişkin bir soru üzerine, gazetecilere şu yanıtı verdi:

“Siyasi parti liderlerimizin, mümkünse sizlerin, bu üzücü olayların
meydana geldiği bölgeye ziyaret yapmaları, coğrafyayı yakinen görmeleri bence son
derece faydalı olur. Bu ziyaret, bu manada faydalı olmuştur.

“Türkiye’yi tanımadan, orada olup biten işler nasıl oluyor? Orada görev
yapan güvenlik güçleri hangi şartlar altında öylesine fedakarane bir mücadeleyi
sürdürüyor? Bunu Ankara’dan değerlendirmek doğru olmuyor. Daha evvel de söyledim.
Bizim insanımız bazen Elmadağ ile Kandil Dağı’nı karıştırıyor. Onun için biraz da
bilmeden, tanımadan görüş sarfediyorlar. Bu da güvenlik güçlerimizin moralini
bozuyor.”

Çiçek, son ziyarette de bu konunun gündeme geldiğini, Başbakan ve
kendilerinin, bu ziyaretlerin değişik kesimler, en başta diğer parti liderleri ve
konuya ilgi duyan, bunu yorum, görüş, müzakere konusu yapan kesimlerin de bu
ziyaretlerinde fayda gördüklerini kaydetti.

Dolayısıyla bir ana muhalefet partisi lideri olarak, bu ziyaretin, bu
manada olumlu olduğunu ifade eden Çiçek, “ümit ediyorum ki, değerlendirmeleri de
herhalde gitmeden önceki duruma göre biraz daha farklı olacaktır, olmalıdır”
dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Kılıçdaroğlu’nun
ziyaret bölgesinde ayakta durması ile ilgili olarak da, “Ayakta durdu durmadı
tarzındaki bir iş, işin magazin kısmı. İnsanların hayatını ortaya koyarak, canını
vererek, bu ülkenin birliği, dirliği için mücadele verirken, bu tip konuları
magazin konusu yapmak işin ciddiyeti, önemiyle de bağdaşmaz” diye konuştu.

ÇELİK’TEN TARTIŞMA YARATACAK YORUM

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun siperde çömelmeden fotoğraf çektirmesi ile ilgili olarak, “Cesur olmakla ahmak olmayı birbirine karıştırmamak lazım” dedi.

Sakarya’nın Hendek ilçesinde partisinin ilçe Danışma toplantısına katılan Çelik, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Murat Baseşgioğlu’nun istifasıyla ilgili olarak yöneltilen soruya Çelik, “Kendi kararı olarak değerlendiriyorum. Hayırlı olsun ne diyeyim” diye konuştu.

Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Güneydoğu’da cephede ayakta fotoğraf çekilmesiyle ilgili olarak, “Kum torbalarını baş hizasına koyarsanız çömelmenize gerek olmaz. Onu dizayn edenler de askerlerdir, işin uzmanlarıdır. Sayın Başbakanda giderken de bunu yaparlar. Bakın cesur olmakla ahmak olmayı birbirine karıştırmamak lazım. Cesur olmak Don kişot olma anlamına gelmez. Eğer bir yerde gayri nizami silahlı bir güçle mücadele ediyorsanız ve orada da sizin askeriniz uzmanınız olması gereken budur diyorsa ona uymak zorundasınız. Atatürk ile mukayese ediyorlar. Atatürk nizami güçler ile savaşıyordu. Dolayısı ile iki şeyi birbirine karıştırmamak lazım. Böyle bir tartışmanın olması bile talihsizliktir. Bu işlerde kabadayılık falan olmaz. Biliyorsunuz Köroğlu’nun meşhur sözünü biliyorsunuz. Tüfek icat oldu mertlik bozuldu. Kurşun bana isabet etmez diye bir şey yok. Yani körü körüne pisi pisine devlet adamlarımızın harcanması doğru bir şey mi. Onun için bende otururum. Çömelirim çömelmem bu tartışma bile abes bir tartışmadır” dedi.

Hürriyet / Ajanslar

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.