Arşiv

Posts Tagged ‘Sabah’

Çapkın atın cezası

Temmuz 23, 2010 Yorum yapın

İzmir’in Balçova İlçesi’nde, İnciraltı Atlı Spor Tesisleri’nin çitlerini yıkarak aralarında yarışlarda koşan şampiyon İngiliz atı Dinyeper’in yavrusu Happy Girl’ün de bulunduğu beş kısrak ve bir eşekle çiftleşen başıboş aygır, sahibi çıkmayınca tesis sahibi Mustafa Akın tarafından pulluğa koşulmakla cezalandırıldı.

İlginç olay, İnciraltı semtinde, geçen nisan ayında İnciraltı Atlı Spor Tesisleri’nde meydana geldi. Tarımın da yapıldığı bölgede, bağlı olduğu yerden ipini koparan binek atı bir aygır, Atlı Spor Tesisleri’ne gelip, çiti yıkarak, kısrakların bulunduğu bölüme girdi. Azgın aygır, aralarında Türkiye’deki yarışlarda koşan şampiyon İngiliz atı Dinyeper’in yavrusu olan Happy Girl’in de bulunduğu, diğer dördü binekte kullanılan beş kısrakla çiftleşti. Sabah saatlerinde gelen tesisin sahibi 33 yaşındaki Mustafa Akın, gördüğü manzara karşısında şoke oldu. Mustafa Akın, duruma polise bildirdi ama başıboş atın sahibi çıkmadı.

Tesisin sahibi Mustafa Akın ‘Dünyamı karartı’ dediği aygırı komşu tarla sahibi Çoşkun Azıl’a bir yıllığına ücretsiz vererek, pulluğa koşulup tarlayı sürmekle cezalandırdı. Kısrakları gebe bırakan aygır hergün kızgın güneşin altında tarlada çift sürerek cezasını çekmeye başladı.

Mustafa Akın ‘Tecavüzcü Coşkun’ adını taktığı çapkın aygırın çifleştiği beş kısrak ve bir eşekten sadece Duman, Çilek ve Şiva isimli cins üç kısrağın gebe kaldığını belirterek, “Tecavüze uğrayan kısraklarımın bir süre sonra yavruları olacak. Aygırın verdiği zarar cezasız kalmamalıydı. Ben de ona ceza olarak bir yıl komşu tarlada çifte koşulma cazası verdim. Çapkın aygırın sahibinin bölgedeki bir başka at çiftliğinden olduğunu biliyorum ama kayıtlı olmadığı için birşey yapamadım. Olaydan sonra depresyona giren eşeği ise başka çiftliğe gönderdim ” dedi.

Mustafa Akın tek tesellisinin büyük umut bağladığı Dinyeper’in yavrusu, 300 bin lira değerindeki Happy Girl’in gebe kalmaması olduğunu söyledi.

Milliyet

Taksiciyle yemek tecavüzle bitti

Temmuz 9, 2010 Yorum yapın

İstanbul’da özel bir şirkette çalışan 29 yaşındaki K.Ö. adlı kadın, iş çıkışı Levent’teki bir duraktan çağırdığı taksiye bindi. Bir süre sonra sürücü M.M. (30) ile genç kadın sohbete başladı. K.Ö.’nün “sempatik ve konuşkan” diye tarif ettiği taksici, otomobilden ineceği sırada genç kadından cep telefonu numarasını istedi. M.M. daha sonra K.Ö.’ye sık sık iltifat dolu cep telefonu mesajları gönderdi.

Ardından da arayarak K.Ö.’yü yemeğe davet etti. Genç kadının teklifi kabul etmesi üzerine ikili Beyoğlu’nda bir restoranda akşam yemeğinde buluştu. Sohbet edip içki içen ikili, saat 23.30 sıralarında mekândan ayrıldı. Bu sırada M.M. telefonla taksi çağırdı. K.Ö. gelen taksiye bindiği anda M.M.’nin saldırısına uğradı. Taksinin arka koltuğunda, diğer taksicinin gözü önünde K.Ö.’ye saldıran M.M., aracı Göktürk’teki bir ormanlık alana götürdü.

CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Burada “Seninle sevişmek istiyorum” diyen taksici M.M., K.Ö.’ye 45 dakika boyunca tecavüz etti; sonra da Okmeydanı’ndaki evinin önüne bıraktı. K.Ö. sabah jandarma karakoluna giderek şikâyetçi oldu. İfadesi alınan K.Ö., doktor raporu için hastaneye sevk edildi. Jandarma, tecavüzün yaşandığı ormanlık alanda, K.Ö.’ye ait olduğu belirlenen bir sigara paketi ile bazı özel eşyalar buldu. Evli ve 1 çocuk babası M.M. ise takside yakalandı. “Kendi isteğiyle ilişkiye girdi” diyen M.M. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Habertürk

Siperde ” AYAKTA ” Durdu

Temmuz 3, 2010 Yorum yapın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın çömelmesine atıfla, “Gediktepe mevzilerine gidersem çömelmem” sözleriyle başlayan tartışma, Kılıçdaroğlu’nun Pervari terör bölgesine götürülmesiyle çözüldü.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 11 askerimizin şehit olduğu Gediktepe mevzilerinde çömelmesi tartışmalarından sonra dün Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner’in eşliğinde Şırnak’ta Irak sınırının sıfır noktasına gitti. Kılıçdaroğlu, Genel Sekreter Önder Sav’la birlikte önceki gece bir üsteğmen ile bir uzman çavuşun şehit olduğu Sarıyaprak Karakolu’na giderek, silah arkadaşlarına baş sağlığı diledi. Şırnak’ın sıfır noktasındaki Gürvil Karakolu’nu da ziyaret eden Kılıçdaroğlu, öğle yemeğini askerlerle birlikte yedi. Sınır hattı üzerinden geçtiği Çukurca’da brifing alan Kılıçdaroğlu, Türkiye-Irak sınırının sıfır noktasındaki siperleri de ziyaret etti, nöbetteki askerlerle görüştü. Kılıçdaroğlu, gezisiyle ilgili olarak Hürriyet’e şu açıklamaları yaptı:

Duygulandık, ağladık

“Sarıyaprak’ta bir yüzbaşımız, Üsteğmen Mustafa Çuhadar’ın ölümüyle ilgili olarak, ‘Mitralyöz kullanılabilseydi kaybımız çok daha fazla olurdu. Arkadaşım kendini feda ederek kullanılmasını engelledi’ bilgisini verdi. Bu bilgi hepimizi çok duygulandırdı; ağladık. Başbakan’ın o siperdeki gözlerine yansıyan korkusu, endişesi belki de o bölgede yaşananları Ankara’dan göremediğinden kaynaklanıyor. Oysa bu korkuyu, endişeyi Ankara’ya gelince unutmamamız lazım. Çünkü o zaman terör sorunu erteleniyor ve katmerleniyor. Bölgede yaşananlardan mutlaka ders almalıyız. Terör konusunda iktidarıyla muhalefetiyle daha sağlıklı, tutarlı politikalara geliştirmeliyiz. Sanki terör sorununun çözümü askere havale edilmiş gibi bir hava var. Şemdinli’nin Gediktepe Mevzileri yerine başka bölgeleri ziyaret edeceğimizi sabah havaalanına geldiğimizde Sayın Genelkurmay Başkanı’ndan öğrendik. Pilotlara bile Siirt Havaalanı’na inecekleri son anda söylenmiş. Neden Gediktepe’ye gitmediğimizle ilgili bir soru sormadık. Çünkü biz onların davetlisiydik. Sayın Genelkurmay Başkanı bizi en sıcak çatışma alanına götürmeyi daha uygun bulduklarını söyledi. O nedenle Sarıyaprak’a ve diğer bölgelere gittik. Sayın Genelkurmay Başkanı’nın kamuoyuna yansıyan ‘çömelme’ polemiğiyle ilgili bir değerlendirmesi olmadı. Çok nazik bir şekilde terörle mücadelenin siyasi malzeme konusu yapılmaması yönündeki hassasiyetini dile getirdi. Gittiğimiz hiç bir mevzide çömelmedim. Yalnızca biz siperlerden bakarken
önlerimizde zaman zaman bordo bereliler vardı.”

AKP’DEN İLK YORUM

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Kuzey Irak’a operasyona ilişkin olarak, bu operasyonların, hükümetin bilgisi dahilinde bügüne kadar devam ettiğini, gereği varsa bundan sonra da devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.

Yiğit Akü ile Forum Mühendislik’in düzenlediği, Türkiye’de üretilen ilk
hibrit dönüşümlü araç tanıtım toplantısına katılan Çiçek, gazetecilerin
sorularını yanıtladı.

Çiçek, “terör olaylarının artmasıyla birlikte Kuzey Irak’a
operasyonlarda artış olacak mı?” sorusu üzerine, 17 Ekim 2007’de terörle
mücadelede önemi sebebiyle hudut ötesi operasyonlara imkan veren bir tezkereyi
TBMM’den geçirdiklerini hatırlatarak, o tezkerenin halen yürürlükte olduğunu,
ihtiyaç hasıl olduğunda gereğinin yine yapılacağını söyledi.

TEZKERE HALEN YÜRÜRLÜKTE

Terörle mücadelede sonuna kadar kararlı olduklarının altını çizen Çiçek
şöyle devam etti:

“Hududu, şümulü ve gereği Genelkurmay Başkanlığımızca tayin ve takdir
edildiği ölçüde bu operasyonlar bugüne kadar devam etti, Hükümetin dahilinde.
Gereği varsa bundan sonra da devam edecektir. Bu da şunu gösteriyor; Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti ve devleti olarak terörle mücadelede sonuna kadar
kararlıyız.”

Bu konuda karar almakta hiçbir zaman gecikmediklerini ve tereddütleri
olmadığını belirten Çiçek, “bugün de böyle bir tereddütümüz söz konusu değil.
İhtiyaç hasıl olduğunda gerekli değerlendirmeleri güvenlik güçlerimiz yapıyor,
Genelkurmay Başkanlığı yapıyor, bize de bilgi veriyor, ondan sonra bu
operasyonlar yapılıyor. Bundan sonra da ihtiyaç varsa yapılacaktır” dedi.

“KILIÇDAROĞLU’NUN SINIR BÖLGESİNE ZİYARETİ FAYDALI OLMUŞTUR”

Cemil Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sınır bölgesine
yaptığı ziyarete ilişkin bir soru üzerine, gazetecilere şu yanıtı verdi:

“Siyasi parti liderlerimizin, mümkünse sizlerin, bu üzücü olayların
meydana geldiği bölgeye ziyaret yapmaları, coğrafyayı yakinen görmeleri bence son
derece faydalı olur. Bu ziyaret, bu manada faydalı olmuştur.

“Türkiye’yi tanımadan, orada olup biten işler nasıl oluyor? Orada görev
yapan güvenlik güçleri hangi şartlar altında öylesine fedakarane bir mücadeleyi
sürdürüyor? Bunu Ankara’dan değerlendirmek doğru olmuyor. Daha evvel de söyledim.
Bizim insanımız bazen Elmadağ ile Kandil Dağı’nı karıştırıyor. Onun için biraz da
bilmeden, tanımadan görüş sarfediyorlar. Bu da güvenlik güçlerimizin moralini
bozuyor.”

Çiçek, son ziyarette de bu konunun gündeme geldiğini, Başbakan ve
kendilerinin, bu ziyaretlerin değişik kesimler, en başta diğer parti liderleri ve
konuya ilgi duyan, bunu yorum, görüş, müzakere konusu yapan kesimlerin de bu
ziyaretlerinde fayda gördüklerini kaydetti.

Dolayısıyla bir ana muhalefet partisi lideri olarak, bu ziyaretin, bu
manada olumlu olduğunu ifade eden Çiçek, “ümit ediyorum ki, değerlendirmeleri de
herhalde gitmeden önceki duruma göre biraz daha farklı olacaktır, olmalıdır”
dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Kılıçdaroğlu’nun
ziyaret bölgesinde ayakta durması ile ilgili olarak da, “Ayakta durdu durmadı
tarzındaki bir iş, işin magazin kısmı. İnsanların hayatını ortaya koyarak, canını
vererek, bu ülkenin birliği, dirliği için mücadele verirken, bu tip konuları
magazin konusu yapmak işin ciddiyeti, önemiyle de bağdaşmaz” diye konuştu.

ÇELİK’TEN TARTIŞMA YARATACAK YORUM

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun siperde çömelmeden fotoğraf çektirmesi ile ilgili olarak, “Cesur olmakla ahmak olmayı birbirine karıştırmamak lazım” dedi.

Sakarya’nın Hendek ilçesinde partisinin ilçe Danışma toplantısına katılan Çelik, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Murat Baseşgioğlu’nun istifasıyla ilgili olarak yöneltilen soruya Çelik, “Kendi kararı olarak değerlendiriyorum. Hayırlı olsun ne diyeyim” diye konuştu.

Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Güneydoğu’da cephede ayakta fotoğraf çekilmesiyle ilgili olarak, “Kum torbalarını baş hizasına koyarsanız çömelmenize gerek olmaz. Onu dizayn edenler de askerlerdir, işin uzmanlarıdır. Sayın Başbakanda giderken de bunu yaparlar. Bakın cesur olmakla ahmak olmayı birbirine karıştırmamak lazım. Cesur olmak Don kişot olma anlamına gelmez. Eğer bir yerde gayri nizami silahlı bir güçle mücadele ediyorsanız ve orada da sizin askeriniz uzmanınız olması gereken budur diyorsa ona uymak zorundasınız. Atatürk ile mukayese ediyorlar. Atatürk nizami güçler ile savaşıyordu. Dolayısı ile iki şeyi birbirine karıştırmamak lazım. Böyle bir tartışmanın olması bile talihsizliktir. Bu işlerde kabadayılık falan olmaz. Biliyorsunuz Köroğlu’nun meşhur sözünü biliyorsunuz. Tüfek icat oldu mertlik bozuldu. Kurşun bana isabet etmez diye bir şey yok. Yani körü körüne pisi pisine devlet adamlarımızın harcanması doğru bir şey mi. Onun için bende otururum. Çömelirim çömelmem bu tartışma bile abes bir tartışmadır” dedi.

Hürriyet / Ajanslar

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.